Godot’yu Beklerken Kitap İncelemesi

0
54

Şimdiye kadar yaşamış bütün insanların bütün hatıralarına sahip olsaydınız yani onların yaşadığı her şeyi her duyguyu hatırlıyor olsaydınız nasıl olurdu? Yani yüz milyar tane hayat yaşamış olsaydınız. Yine de 100 milyar birinci hayatı yaşamak ister miydiniz? Öncekinden farklı ne görmeyi bekliyorsunuz ki!

Godot’yu Beklerken, çaresiz bir umudun anlatımıdır. Sonu belli olmayan bir bekleyiştir. Bu bekleyiş belki de insanlığın çözemediği için çıldırdığı en temel probleminin cevabının bekleyişidir; “Ben neden varım?” veya “Gerçekten var mıyım?”.

Samuel Beckett, varoluşçuluğun en temel problemlerini diğer düşünürlerden çok daha farklı bir yolla çözmeye çalışmaktadır. Beckett, sanatı metodik bir düşünme yöntemi olarak kullanmıştır. Bütün eserleri aynı konuyu incelemektedir. Beckett, yarattığı karakterlerin insana ve topluma dair özellliklerini bir bir ellerinden almaktadır. Örneğin ilk tiyatro eseri Godot’yu Beklerken’de karakterler yürüyebilen konuşan varlıklarken diğer eserlerindeki karakterleri engelli ve  kör yaparak veya oyun boyunca fıçıların içine koyarak, karakterlerin toplumsal edinimlerini ve duygusal özelliklerini silerek saflaştırmaya çalışmaktadır. Burada amaç insana dair her şeyi elinden alarak saf bilince ve varlığa ulaşmaya çalışmaktır.

Beckett’in, dili en yalın -süslemelerden bütünüyle arındırılmış- biçimiyle kullanabilmek amacıyla, anadili olan İngilizce’yi kullanarak değil, Fransızca olarak yazdığı Godot’yu Beklerken ‘uyumsuzluk’ tiyatrosunun temel yapıtlarından sayılır. İlk kez 1953 yılında sahnelenen yapıt, izleyenlerin yarısı tarafından, tiyatronun yasallaşmış özelliklerini hiçe saydığı için ağır biçimde eleştirilmiş, öteki yarısı tarafından da aynı nedenle göğe çıkarılmıştır.

Oyun 4 karakterin çevresinde dönmektedir. Başta unutkan ve deli olarak görünen bu karakterler aslında bütün insanlığı temsil etmektedir sahnede. Bizden 500 yıl önce yaşamış insanların hayatlarını unutmamız kadar normaldir onların bir gün önce yaşadıkları olayları unutmaları. Çünkü oyundaki her gün bir insan ömrünü anlatmaktadır. Karakterler fark ederek veya etmeyerek Godot’un gelmesini beklemektedirler. Onları hayata bağlayan da bu bekleyiş ve çaresiz umuttur.

“Daima bir şey buluruz, değil mi Didi, bize varolduğumuz izlenimini verecek?”

Godot’yu Beklerken, hakkında birçok makale ve tezler yazılan, okumadan önce ve sonra detaylı araştırmalar gerektiren bir kitap. Ama kesinlikle bu uğraşlarınıza değecektir.

İyi okumalar.

KÜNYE
Kitabın Orijinal Adı: En attendant Godot
Yayınevi: KABALCI YAYINCILIK
Basım: 3.Baskı
Sayfa: 124
Çeviri: Uğur Ün – Tarık Günersel
Moderatör: Ozan Şen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here