Anthony Burgess – Otomatik Portakal İnceleme

0
157

1962 yılında yazılan Otomatik Portakal, konusu ve işleniş biçimi olarak İngiliz distopya kültürüne yeni bir boyut kazandırarak kült bir eser haline gelmiştir. Eserin ilham kaynağı ise iki farklı gerçek olaydan yanılsamadır. İlk olay: 1959 yılında yazarımıza tedavisi mümkün olmayan beyin tümörü teşhisi konmuştur; ancak bu durumun daha sonrasında yanlış olduğu anlaşılmıştır. Tam bu dönemde Burgess, karısına iyi bir hayat bırakmak adına yazarlığa başlamış, kendisinin de beklemediği bir şekilde bir anda ünlü biri haline gelmiştir. İkinci olay ise, II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallığa yerleşen Amerikan askerleri akşam vakitlerinde sarhoş bir şekilde karısını dövmüş ve eşi düşük yapmıştır. Bu iki olay yazarımızı çok derinden etkilemiştir.

Eserin hangi hatlar üstünden ilerlediğini söyledikten sonra, romanı madde madde inceleyelim:

  • Burgess askerden döndükten sonra gençlerin vurdumduymaz, tembel; diskolarda, barlarda ve ucuz mekanlarda zaman geçiren; şuursuz, hissiz ve yıkıcı bir hale büründüğünü görmüştür. Kitaba ilham veren atmosfer tam da bu şekildedir.
  • Kitapta asla bir zaman dilimi belirtilmez. İlginç kostümler, değişik argolar ( diğer maddelerde bu konuya değineceğiz ) bize kesin bir tarihi göstermez. Burgess’ın özellikle bu kitap için kurguladığı yer, yaşadığı şehrin distopik kurmacasıdır. Yani kitaptaki her şey kurmaca gibi gözükse de arka planında yatan metaforik gerçeklik vardır.
  • Roman yazarı, şair, besteci, eleştirmen, dil bilimci ve çevirmen gibi sıfatları bulunan Burgess’ın en büyük özelliklerinden birisi de eserlerinde ortaya koyduğu nefret duygusudur. Bu nefret duygusunu ise Alex karakteri ile esere yansıtmıştır.
  • Kitapta özellikle vurgulanan müzik öğeleri yazarın geçmişten gelen müzik sevgisi ile perçinlenmektedir. Küçükken ev yapımı bir radyoda dinlediği ‘’Prélude à l’après-midi d’un faune’’ adlı eser yazarın geleceğini müziğe doğru çevirmiştir; ancak ailesi tarafından bu işte para yok denilerek hayatı boyunca hobi olarak bu uğraşına devam etmiştir.
  • Esere genel itibari ile bakarsak bir distopya kitabı olduğu anlaşılacaktır. Aynı zamanda hiciv sanatının fazlaca kullanıldığı bir kara-komedidir; ancak kitapta yaratılan dünyada gerçeküstü olayların yer almaması ve yazarın sadece hiciv sanatını kullanması eseri diğer distopyalardan ayıran en büyük özelliğidir.
  • Nadsat, Burgess’in oluşturduğu ve gençlerin kullandığı sokak dili argosudur. Dil Anglo-Rus kökenlidir ve Rusçada “Genç” ve “onüç” kelimelerinin son ekinden türetilmiştir. Burgess, kendi oluşturduğu dil için “Geleceğin argosu” tanımını yapmıştır. Kelimelere örnek olarak verirsek: droog = friend, korova = cow, gulliver (“golova”) = head, malchick or malchickiwick = boy. Aynı zamanda kitapta, Alex ıslah merkezine geldiği zaman doktorlardan biri Alex’in kullandığı argoyu biraz Çingene konuşmasına, biraz da slav dillerine benzetmiştir.
  • Kitabımız: 1976- Colorado, 1977- Massachusetts, 1982- Alabama eyaletlerinde aşırı bir üslubu olduğu için okullarda okutulması yasaklanmıştır. 1973’te bir kitapçı, kitabı sattığı için tutuklanmış daha sonra serbest bırakılmıştır.
  • Altı kere Prometheus Ödülünü kazanan kitabımız, Time Dergisi’nde 1923-2005 arası en iyi İngiliz romanları listesine girmiştir.
  • Kitabın arka yüzünde şöyle bir yazı geçer: İngiliz argosunda bulunan “ Queer as as clocwork Orange” yani olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi anlamına gelir. Malay dilinde Orange “Canlı” anlamına da gelir. Dışı portakal gibi

görünen ama içi çarklardan oluşan bir alet. Tam da kitabı anlatan bir başlık!

Kitapla ilgili bu kadar bilgi verdikten sonra bu başyapıtı bir sinema kültü haline dönüştüren usta yönetmen Stanley Kubrick’ten bahsetmemek olmaz. Kitabı okuyup yuttuktan sonra filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bir romanı bu kadar güzel bir şekilde sinemaya dönüştürmek her yönetmenin harcı değildir. Kubrick, roman sanatını görselleştiren nadir bir şahsiyettir.

İncelemeyi okurken kitabı daha şiddetli arzuladığınızı hisseder gibiyim şimdiden iyi okumalar.

KÜNYE

Kitabın Orijinal Adı:  A Clocwork Orange
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 168
Çevirmen: Dost Körpe
Basım: 28. Baskı

Moderatör: Can Öksüzoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here